En fazla ilgini çekmiyor bırakıyorsun okumayı; ya da bırakmasan da bir şeyler öğreniyorsun mutlaka.
Sana verebileceğinden daha fazla ilgi beklemiyorsun mesela. Beklemeyince gelmeyen ilgi de seni üzmüyor böylece. Sırtından da vurmuyor. Kendisine olan güvenini kırmıyor, yarı yolda yalnız başına bırakmıyor seni. Her ihtiyaç duyduğunda yanında oluyor, elini uzatman yeterli huzır bulmak için...
Yargılamıyor da seni. Beni okumadın, cümlelerimin altını çizmedin diye hesap sormuyor senden, tavır koymuyor, küsüp kırılmıyor sana. Kitaplığında ona ihtiyaç duyacağın, eline alıp sayfalarında kaybolurken aslında kendini bulacağın zamanı sabırla bekliyor. Kendisine bir gün sığınacağından emin olduğundan belki de...
Kullandığı kırıcı ifadelerle üzmüyor da seni. Yaralarına merhem olanları alınıyorsun üzerine, beğendiklerini not ediyorsun bir yere belki; ama diğerleri çok da ilgilendirmiyor seni. Bu yüzden "kadim dost" kategorisinde birinciliği kaptırmıyor kimseye.
Yaralarına merhem oluyor olmasına, dahası bunu sonrasında yüzüne vurmuyor. "Düştüğünde ayağa kaldırdım, yanındaydım hep. Ama sen nasıl karşılık verdin?" diye düşünmüyor.
Belki de en önemlisi kendini yetersiz hissetmiyorsun onun karşısında. Sana ihtiyacı varken ona yetememekten korkmuyorsun. Derdine derman olamayacağım endişesi taşımıyorsun içinde. Onun üzerindeki yorgunluğu, kırgınlığı alamamak büyük korkun olmuyor. Hayatını biraz daha kolaylaştırabilmek, gözlerinin içini güldürebilmek... Bunları gerçekleştirememek geceleri kabusun olmuyor en azından.
Senden beklenen sadece okumak kitabını. İçinden bir cümle ruhunda bir yere dokunduysa, hayatına girdiyse bir yerlerden ne mutlu hem sana hem ona.
Sözün özü kitap okumak lazım.
Çünkü sadece onlar kabul ediyor bizi olduğumuz gibi...
Leyl~~


